Ücret Farkları ve Karşılaştırmalı Üstünlükler

David Ricardo'nun ortaya koyduğu emeğe dayalı teorilerin önemli bir eksikliği de emeği homojen yani her yerde aynı verimi sağlayan bir faktör olarak düşünmesiydi. Aksine dünyamızda ülkeler arasında işgücünün ortaya koyduğu emek bakımından farklı olduğunu görmekteyiz. İstisna olarak ülke içindeki ücretler aynı kabul edilir, en azından zamanla bu eşitliğin sağlanması önünde bir engel olmadığından eşitliğin sağlanması beklenir. Bu yazıda ücret farklarının oluşumunun yanısıra, ülkelerde ücretlerin düzeyinin dış ticaret dengesi açısından etkisi üzerinde yoğunlaşacağız.

Örnek tabloda iki mallı ve iki ülkeli bir model üzerinde çalışmaya başlayalım. Bu tabloda gördüğümüz iş günü ifadesi söz konusu maldan bir birim üretebilmek için harcanan emeği ifade etmektedir.



Tablodan çıkarılabilen sonuca bakarsak, ABD'de iş gücü Türkiye'ye oranla Çelik üretiminde 8 kat, Buğday üretiminde ise 2 kat daha verimlidir.

Özetle, Türkiyede ücret düzeyi ABD'deki ücret düzeyinin en fazla 1/2 si, en az 1/8 i olması gereklidir.

Söz konusu ücret ABD'de günlük 16 dolar ise
Buğday fiyatı 32 dolar Çelik ise 16 dolar olacaktır.

Eğer Türkiye'de ücretler bahsettiğimiz ABD ücretlerinin 1/2 sinden yüksek olursa, mesela 10diyelim. 16/2 = 8 - 10>8

Türkiye'de Buğday fiyatı 40 dolar, Çelik ise 50 dolar olacaktır. Bu seviyelerde Türkiye için dış ticaret yapması mümkün olmaz.

Eğer Türkiye'de ücretler bahsedilen ABD ücretlerinin 1/8 inden düşük olursa, mesela 1 diyelim.16/8 = 2>1 Türkiye'de Buğday fiyatı 4 dolar, Çelik ise 8 dolar olacaktır. Bu düzeyde de karşılaştırmalı üstünlük bozulmaktadır.

Fakat; normal ve belirtilen sınırlar içerisinde yer alan bir düzey olarak Türkiye'de ücretler 5kabul edilirse, Buğday 20 dolar, Çelik 40 dolar olacaktır. Türkiye açısından Buğday ihracatı ve Çelik ithalatı yapılmasıyla iki ülkede kazançlı çıkarak, karşılaştırmalı üstünlük teorisini örneklemiş oluruz.

Görüldüğü gibi ülkelerin emeklerindeki verime oranla, ücret düzeylerinin belirlenmesi uluslarası ticaret açısından önem taşımaktadır.

Özellikle 2. Dünya Savaşı sonrası Almanya ve Japonya'nın kısa bir sürede toparlanıp dünyanın en gelişmiş ülkelerinden olabilmelerinin altında yatan temel noktalardan biri de Yüksek Verimlilikte ve Düşük Ücret ile uluslarası rekabette üstünlük sağlamalarıdır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder