Mim: Kişisel Blog Yazarları Ne Düşünüyor?

Mim serüvenimize kaldığımız yerden devam ediyoruz. Bilirsiniz çok severim mimleri eheh. Mimler olmasa şu sıralar hiç yazı yazasım yok valla.  Yağmur Tozu mimledi bu sefer. "Kişisel blog yazarları ne düşünüyor?" diye soruyormuş e bize de yanıtlamak düşer. :)

1. Yakın çevrenizdeki insanlara blogunuzdan bahsediyor musunuz?
Bu blogu kimseye bahsetmedim.

2. Neden Blog Yazıyorsunuz?
Düşünceler içimde birikip patlamasın diye yazıyorum.

3. İlk yazınız ve son yazınız arasında nasıl fark var?
Fark olduğunu düşünmüyorum aynı şekilde devam ediyorum ehehe.

4.Blog yazmak normal yaşantınıza ne kattı?
Sürekli yeni yorum var mı yok mu diye hesabımı kontrol eder oldum mesela. Yeni yeni arkadaşlar tanıdım.

5.Yakın arkadaşlarınıza blog yazmayı önerir misiniz?
Evet, mutlaka öneriyorum. Düşüncelerimizin uyuştuğu kişilere özelikle daha çok öneriyorum. Çok kişiyi blog yazma serüvenine dahil ettim bu sayede.

6. Hangi kaynaklardan ilham alıyorsunuz?
Her şeyden ilham alıyorum. Buna çok müsait bir ortamda yaşıyoruz siz de kabul edersiniz ki gün geçmesin ki yeni ilginç olaylar yaşanmasın. :)

7. Diğer Blog sahipleriyle iyi iletişim kurabiliyor musunuz?
Evet blogger arkadaşlarla yorumlaşıp iletişim halinde kalıyoruz. Keşke daha öteye geçse buluşmalar vb. olsa falan daha iyi tanırız birbirimizi.

8.Şikayetçi olduğunuz konular var mı?
Blog dünyasına dair mi diye sorasım geldi. Eğer blog dünyasına ait ise bu soru şunu söyleyebilirim bazı bloglar reklam kaynıyor. Nereye götürsem imleci bir reklam açılıyor pop up zımbırtıları falan geliyor karşıma. Blog dediğimiz oluşumda bu kadar reklam olmamalı bence. Farklı platformlarda olabilir bu kabul edilebilir bir şey ama blog için aynısını söyleyemem.

Mim

Başlık atarken bu kadar kolaya kaçılır.

Cafe Tigris mimlemiş bizi. Aslında çok önceden mimlemişti ama elim alçıda olduğu için cevap veremedim bu mime. Şimdi alçı çıkmışken yazayım dedim. Yeni yıldan beklentilerimizi yazıyormuşuz.

  1. 2016 yılında daha çok yapmayı istediğin şeyler nelerdir?Daha çok kitap okumayı düşünüyorum ama bir türlü vakit bulamıyorum. Hala daha tutunamayanları bitirmeyi planlıyorum. Düşünün artık nasıl bir üşengecim.
  2. 2016 yılında daha az yapmak istediğin, hatta bırakmak istediğin şeyler neler?Hiçbir şeyi takmamayı planlıyorum. Tak tak stres oldu her bi yanım...
  3. 2016 yılında ziyaret etmek istediğin yerler nereler?Amasra en çok gitmek istediğim yerlerden biri. Barış Akarsu'nun memleketi olması bu tercihimi yapmamda etkili oldu.
  4. 2016 yılında başarmak istediğin şeyler neler?KPSS'yi kazanmak... İlk defa gireceğim tek seferde hallolur beni uğraştırmaz inşallah.
  5. 2016 yılında öğrenmek istediğin yeni yetenekler neler?Gitar çalmak. Çanakkale'de olan varsa öğretebilir :P:p 
  6. 2016 yılında geliştirmek istediğin şeyler neler?Henüz aklımda bir şey yok ama gitar çalmayı öğrenirsem onu geliştireceğimden emin olabilirsiniz.
  7. 2016 yılında kaç kitap okumayı düşünüyorsun?10-15 civarı.
  8. 2016 yılında başlamak istediğin bir şeyler var mı?5. sorunun cevabıyla aynı.
  9. 2016 yılı için ne kadar heyecanlısın, iyi şeyler olacağını düşünüyor musun?Hiç ümitli değilim açıkcası, iyi şeyler olacağını düşünmüyorum...
  10. 2015 yılından farklı olmasını istediğin şeyler neler?Her şey! 
Bu mimi dağınık anne, kore fenomeni, özgün erdoğdu(clumsymakeup) ve makyajlı limona yolluyorum. Önceden bu mimi aldıysanız bu yazıyı dikkate almayın.

Sahalarda Görmek İstediğimiz Hareketler

Futbolcuların gol attıktan sonra ne yapacakları belli olmuyor. Kimi tribüne koşuyor, kimi kulübesine koşuyor. Kimi de koşmuyor, ona doğru koşan arkadaşlarından kaçıyor. Gelin bu ilginç türleri tanıyalım;

- Gol attıktan sonra yüzüğünü öpen futbolcu: Eşine jest yapıyordur. Eğer eşi tribündeyse, yüzüğünü öptükten sonra onu işaret eder: "Aha ben şu kız için attım golü, aha lan şurdaki işte, nasıl ama eheh..." der gibi.

- Gol attıktan sonra arkadaşlarından tiksinen futbolcu: Bu adam golünü atar ve sevincini paylaşmaya gelen arkadaşlarının elinden kurtulmaya çalışır. Genelde yedek kulübesindeki bir arkadaşına koşar bu tip futbolcular. Arkasında da "Pas verin derken iyiydi ama dimi ibiş" diyen takım arkadaşlarını bırakır.

- Sevgilisinin/eşinin fotoğrafını tişörtüne basan futbolcular: Gol attıktan sonra formalarını çıkarırlar, altlarındaki tişörtte sevdikleri kişilerin fotoğrafları olur. Ben bunlar kadar tribünlere oynayan başka adamlar görmedim. Ayrıca benim bi sevgilim/eşim olsa gol attıktan sonra niye onu 20bin kişiye gösteriyim ki lan?

- Maç öncesi koreografi çalışan futbolcular: Bunlar maç öncesi anlaşır: "Hafız, kim golü atarsa şeref tribününün oralarda veriyoruz kolbastıyı tamam mı?" ya da "Beyler gol sonrası takla atmak eskidi, halay mı çeksek artık lan?" şeklinde olabilir. Genelde videoda da seyredebileceğiniz gibi birbirleriyle uyum içinde yaşarlar gol sevinçlerini.

O değil de hakemler iyi yönettikleri her maç sonrası orta yuvarlakta alem yapsalar ya...Yazık lan, bütün yük onlarda, stres atarlar hem.

Facebook'ta Çöz Beni


Merhaba blogger, merhaba tivitır, merhaba world. Duydum ki unutmuşsun gözlerimin rengini, atlayıp da geldim heman. O değil de elim alçıdaydı yeni çıktı bugün. Bu ne menem menemendir?

Yukardaki espri için çok özür diliyorum. Son saniyede aklıma geldi ve yaptım. Pişman mısın diye sorarsan köpekler gibi pişmanım. Zira bu espri benim kimliğime, duruşuma hiç mi hiç yakışmadı.
"Duruşuna sokayım" dersen de önce bi alınırım, belki bikaç gözyaşı ama sonra hak veririm sana.

"Birinci geleneksel Facebook'ta çözülmedik test bırakmayalım şenlikleri" çerçevesinde ortalıkta bir sürü test dolaşıyor. Yıllarca okullardaki sınavlardan, össlerden ygslerden lyslerden bıkan bir millet için oldukça ilginç bir gelişme aslında.

Başlarda pek dikkat etmiyordum da sorular gittikçe ilginçleşmeye başladıktan sonra "Noluyo lan!" kıvamına geldim ben.

Misal; "Doğum gününüze göre hangi hayvansınız?" konulu bir test var ve insanlar ciddi ciddi "Lan acaba nasıl bi hayvanım ben ya" diye çözüyorlar bunu.

"Hangi tanınmış kişiye daha yakınsın?" testini çözen bi arkadaşımın sonucu Recep İvedik çıkmış. Şimdi o arkadaşımla iletişimi nasıl koparabileceğimi düşünüyorum kara kara.

"Hangi gezegenlisin?" diye bir test var ki beni benden aldı. Bi arkadaşım Uranüs çıkmış. Mesaj atıp amerikanvari bir şekilde "Geldiğin yere dön, seni lanet olası yaratık!" demeyi düşünüyorum.

"Ne kadar normalsin?" gibi oldukça ironik bir testimiz de var. Normal olan insanın bu testlerle ne işi var, değil mi sevgili Fikirtepeliler.

"Ölüm tarihini öğren" diye bir test de var. Bi arkadaşımın ölüm tarihi 12 kasım 2044 çıkmış. Sonuçta da şunlar yazıyor: "Aslında pek de uzun süreniz kalmamış. Hatta uzakta olan akrabalarınızdan, sevdiklerinizden helallik toplamaya başlasanız iyi bile edersiniz." Ve işin en hazin boyutuna geliyorum. Bu yorumların altında şu ifade var:"X bunu beğendi." Test, buna öleceksin diyor; bu da beğeniyor. Kaçırdığım bişey mi var, ölüm tarihini bilmek kötü bişey değil miydi lan?

"Kalbin ne renk?" isimli fantastik testle turumuz sona eriyor. Çok afedersiniz oraya bir "Bok rengi" seçeneği eklemek istiyorum ben bir gece, ansızın.

Ben de bir gün test uygulayacağım. Ahanda sorusu da böyle olacak;

Deli misiniz divane misiniz lan?
a) deliyim
b) divaneyim
c) divanım. eheh.
d) civanım.
e) napçan.

İddia ediyorum bu testi de çözecek 1 milyon kişi bulabilirim. Allahım koru beni, iyice facebook dilinden konuşmaya başladım.

"Facebook: Resmen Deli İşi Şerefsizim" isimli belgeselimizin ilerleyen bölümlerinde görüşmek ümidiyle.