Sevgili Yasakçı

Sevgili Yasakçı,

Millet aya fezaya gidiyorken biz internet sitesi kapatıyoruz geyiğine hiç girmek istemiyorum çünkü ben direkt sana girmek istiyorum. Şu anda sana karşı bayağı dolmuş, öfkeli bir kalabalık var. Bunun sebebini az çok anlıyorsundur. Sen onların özgürlüğünü engelledin.

Gözlerini kaçırma, okumaya devam et. Nasıl bir çevrede büyüdün, kimlerle muhattap oldun, aile ilişkilerin nasıl, gençliğinde başına nahoş olaylar geldi mi bilmiyoruz. Şu an senin hakkında, kafamızda beliren imaj şu; Oldukça göbekli, bir elinde viski kadehi, bileklerinde altın zincirler...Bir gün internette hoşuna gitmeyen bir şeyler görüyorsun ve en sert ses tonunla "Kapatın!!" diye bağırıyorsun.

O kadar kolay değil ibiş. Pardon Yasakçı. Şu devirde bir siteye girmenin 356 yolu var. Ki bunlar daha sadece benim bildiklerim. Hal böyleyken sen kimden neyi saklıyorsun canım ciğerim.

Bir gün patronu olduğun şirkette, elemanın biri kovulmasını gerektirecek bir şeyler yaptığı zaman, şirketi mi kapatırlar, elemanı mı kovarlar a benim internetin i'sinden habersiz yiğidim.

Futbolculardan biri şike yapıyorsa futbolcu mu kovulur, futbol kulübü mü kapatılır a www'ların üstüne oturttuğum.

Bir dizi oyuncusu sürekli rahatsızlık veriyorsa dizi oyuncusu mu kadrodan çıkarılır, dizi mi yayından kaldırılır a blog desem, blogger desem aval aval bakacak cano.

Diyeceksin ki kanunlar böyle, ben napayım. Şunları yapabilirdin misal;
- Önce rahatsız olduğun site sahipleriyle iletişime geçmek.
- Site sahipleri iplemezse iletişim bilgilerini almak ve savcılığa vermek.

Bak ne kadar kolay. Aranızda hallediyorsunuz, suçlu olandan başka kimse etkilenmiyor.

Neyse mektubumun sonuna geliyorum, şu yazdıklarımı iyi oku balım. Gel tövbe et, sen de blog aç, dök içini. Sırtını sıvazlarız şerefsizim, aha büyüdü sonunda diye. Yap bunu. Her gün kulağında bir çınlamayla gezmek kolay olmasa gerek çünkü.

Blogger Ahalisi Adına Nacizane,
Havan Topu

öptm, kib, bye.