Giffen Mallar

Fiyat düştüğü zaman daha fazla satın alınan mallara “normal mal” denilmektedir. Bu gibi malların gelir ve ikame etkileri fiyattaki değişme ile ters yönlü olmaktadır. Yani, söz konusu malın fiyatı düştüğünde, tüketici fiyattaki azalmanın zıttı yönde değişen (artış yönünde) “negatif gelir ve negatif ikame etkileri” sonucu o maldan daha fazla satın almaktadır.

Fiyatı düştüğü zaman daha az satın alınan mallara ise Düşük mallar denilmektedir, bu mallar ikiye ayrılır. Öncelikle fiyat etkisi bağlamındaki farklılık nedeniyle Giffen malları tanımlayalım.Giffen mallarında fiyat düştüğünde satın alınmak istenilen miktarın azalmasının nedeni, gelir etkisinin fiyattaki değişmeyle ters yönde olması yanında “pozitif gelir etkisinin negatif ikame etkisinden daha büyük olmasıdır”

Fakir mal olarak ifade edilen düşük mal, tüketicinin geliri arttığı zaman daha az satın aldığı tüm malları ifade eder.

Giffen malı ise, düşük malın Giffen malı olup olmadığına bağlı olarak ikiye ayrılmasına neden olur. Giffen malı talep kanuna ters düşen bir yönelim gösteren ve fiyatı düşen maldan daha az satın alınan ve daha az satın alınma nedeni de fiyattaki değişme ile aynı yönlü olan “pozitif gelir etkisinin” fiyattaki değişme ile ters yönlü olan “negatif ikame etkisinden daha büyük” olmasıdır.

Bir malın fiyatı düştüğünde tüketicinin nominal geliri aynıyken reel geliri yükselmektedir. Reel geliri yükselen tüketici satın aldığı miktarı gelir etkisi nedeniyle azalttığından Giffen mallarının tümü aynı zamanda düşük maldır, ancak düşük malların bir kısmı Giffen malı niteliğinde bir kısmı ise Giffen malı niteliğinde değildir.

Temel ayrım, gelir etkisinin ikame etkisinden daha büyük olduğu düşük malın “GIFFEN MAL”olarak sınıflandırmaktır.

Bunu aşağıdaki grafiklerde daha net bir şekilde görebilirsiniz.




Düşük Mal Örneklerini insanların geliri arttığında kullanımı azalttığı veya bıraktığı ürünlerde görebiliriz. Kalitesi düşük ürünleri bu sınıflandırma içerisinde sayabiliriz.

Üstün Mal ise kısaca lüks eşyaları içermektedir.

Dış Ticaret Kazançları

Daha önceki yazımızda Dış Ticaret açısından Genel Ekonomi Dengesi meselesine değindik, ve o yazıda dış ticaretin ülke açısından daha yüksek bir refah düzeyini sağlayacağı anlatılmıştı. Bu konumuzda bu kazançların temel olarak neler olduğu üzerinde duracağız.

Dış Ticaretin sağladığı yararlar temel olarak ikiye ayrılabilir.


1-Tüketim Kazançları (Consumption Gains)
2-Üretim Kazançları (Production Gains)



Birincisine Değişim, İkincisine de Uzmanlaşma Yararları dendiği de görülmektedir.

Dış Ticaretin kazançları sadece uzmanlaşmaya bağlı olarak düşünülür, fakat bu doğru değildir. Üretimde uzmanlaşmanın olmadığı düşünülse bile dış ticaret ülkeler için kazançlı olabilmektedir. Bunun nedeni tüketimden kaynaklı kazançların varolmasıdır.

Bu konuda yapılacak en iyi açıklama için, ülkenin dış ticarete açıldıktan sonra beklenenin aksine üretim yapısını koruduğu varsayımını yaparak bunun ortaya koyacağı sonuçlara göz atmak yararlı olacaktır.

Aşağıdaki grafikte söz konusu ülke, üretimini D noktasında sürdürmüş, ama yine de üretiminin belli bir kısmını yüksek dış fiyatlardan satıp, tüketimini ise ucuz dış fiyatlardan sağlama yoluna gider. Bu da kapalı ekonomiye göre ülke refahını artıran bir olgudur.

Sonuç olarak, grafikte D noktasından geçen TT uluslarası fiyat doğrusundan LL' miktar tarım ürünü ihracı ve KK' miktar sanayi ürünü ithalatı ile I1 kayıtsızlık eğrisine ulaşılması bu durumu ifade etmektedir.

I1 kayıtsızlık eğrisi, kapalı ekonomide gerçekleşen Io eğrisinden daha yüksek bir düzeyde faydayı göstermektedir. Ülkenin üretiminde herhangi bir değişiklik olmadan gerçekleşen bu kazancın açıklaması, dış ticaretin sadece uzmanlaşma yoluyla değil ayrıca tüketim kazancı da sağladığı gerçeğidir.


Bu varsayımı bırakıp, ülkenin uzmanlaşmaya gittiği düşünülürse, üretimin grafikte görülen D'noktasına kayacağı görülür. Tüketim dengesi C2 noktasında gerçekleşir ve refah I2 seviyesine çıkar. Burada görülen ise dış ticaretin sadece üretim ile ne kadar kazanç getirdiğidir, I1 ile I2arasındaki fark bunu ifade eder.

Bu konunun temeli az gelişmiş ülkelerde ekonomik yapının çok katı olduğundan üretim ayarlamalarını gerçekleştirmek kolay olmamaktadır. Buna rağmen dış ticaretin belirli ölçülerde bu ülkelere kazanç getirdiğini görebilmekteyiz. Tabii ki, daha yüksek kazanca ulaşmak için belirli bir uzmanlaşmanın varolması gerekli olduğu da açıktır.

Dış Ticaret Açısından Ekonomide Genel Denge

Ekonomide Genel Denge

Dönüşüm ve Toplumsal Kayıtsızlık Eğrilerinin öğrendikten sonra ve bu analizlerin ortaya koydukların sonuçlarla ekonomi üzerine neler söylenebileceğini görmek için bu yazıyı yazıyorum.

Ekonomide Denge, üretim ve tüketimin aynı anda eşit olmasını ifade eder. Yani arz veya talep fazlasının olmadığı bir ekonomiyi gösterir.

Önce Kapalı (dış ticaret olmayan) bir ekonomideki dengeyi ve ardından Açık (serbest dış ticareti olan) bir ekonomi açısından söz konusu durumu inceleyeceğiz.


KAPALI EKONOMİDE DENGE

Daha önceki yazılarımızda değindiğimiz üretim olanakları eğrisi ve kayıtsızlık eğrilerini aynı grafikte bir araya getirirsek aşağıdaki grafiği elde ederiz.

Bu grafikte görülen temel bilgi, Sonsuz sayıdaki kayıtsızlık eğrilerinden birinin mutlaka dönüşüm (üretim olanakları) eğrisine teğet olacağı gerçeğidir. İşte bu teğet olduğu noktayaüretim ve tüketim dengesi denmektedir.

Kapalı ekonominin en önemli özelliği ülkenin üretimini tüketimine eşitlemesi zorunluluğudur. Çünkü başka bir yerden herhangi bir üretimin arzın veya talebin ülkeye girişi söz konusu olmamaktadır.

Yukardaki grafikte denge noktası D'dir. D noktasındaki mal miktarları tüketilerek I1 kayıtsızlık eğrisinin gösterdiği düzeyde bir fayda düzeyine ulaşılmaktadır.

Üretim olanakları eğrisi dışında yukarısında, örneğin bir M noktası, sınırlı faktör stoku ve mevcut teknoloji koşulları altında ülkenin üretim kapasitesinin dışında kalır. Kapalı bir ekonominin sonucu olarak I1 den yüksek bir fayda düzeyine ulaşmak imkansızlaşır. Aynı şekildeD noktasından orijine daha yakın olan kesimdeki bir nokta olarak N noktasıda üretim olanaklarının tam olarak kullanılamadığını yani tam çalışmanın gerçekleşmediğini gösterir ve potansiyel refah düzeyine ulaşılamadığını ifade eder.

Özetle, bir toplumda optimal (en uygun) dengenin sağlanabilmesi için halkın neleri hangi miktarda tüketmek istediğini bilip, ona göre bir üretimin yapılması gereklidir.

Piyasa ekonomilerinde buna yol açan mekanizma fiyat mekanizmasıdır. Halkın talep ettiği mallarda karlılık artar, dolayısıyla o malların üretimi de artar. Yani kendiliğinden oluşan bir denge söz konusudur.

Ayrıca yurtiçi fiyat oranını bulmak için bu grafikten yararlanabiliriz, ilerleyen bölümlerde uluslarası fiyat oranın ile karşılaştırılarak dış ticaretin en önemli göstergelerinden biri olacaktır. Yurtiçi fiyatlar, D noktasında dönüşüm ve kayıtsızlık eğrisine teğet bir şekilde çizilen doğrunun eğimi ile bulunur.

Yukarda örnek olarak verilen grafikte iç fiyatlar FF doğrusunun eğrimi ile gösterilmektedir.


AÇIK EKONOMİLERDE DENGE

Dış ticarete açık bir ekonomide denge koşulları üzerinde durmak gerekirse, yine uluslarası ticaret teorisinin vazgeçilmez varsayımlarından biri olan iki ülkeli iki mallı bir modele ait bir grafiğe göz atmak yararlı olacaktır. Aşağıda Türkiye ve ABD'ye ait dönüşüm ve kayıtsızlık eğrilerini gösteren grafikleri görmekteyiz.

İlk bakışta grafiklerdeki üretim olanakları eğrilerindeki farkın ortaya koyduğu şekilde iki ülkenin faktör donatımının birbirinden farklı olduğu sonucuna ulaşabiliriz.

Türkiye'nin dönüşüm eğrisi buğday ekseni yönündeki göreceli uzunluğunun nedeni buğdayınemek-yoğun bir mal olması ve Türkiye'nin bu açıdan daha zengin bir ülke olmasına bağlıdır. Tam tersine ABD için ise kağıt üretimi daha uygun olduğu için kağıt ekseninde daha uzun bir eğriye sahiptir, bunun sebebi ise kağıtın sermaye-yoğun özellikte bir mal olması ve ABD'nin sermaye zengini bir ülke olmasıdır.

*Bu temel grafikte kayıtsızlık eğrilerini aynı şekilde gösterilerek, iki ülkenin zevk tercihleri aynı kabul edilmiştir. (Gerçekte ülkeler arasındaki tercihler farklı olmaktadır. Bir ülkede fazlasıyla talep gören bir ürünün başka bir ülkede aynı şekilde talep görmemesi olasıdır.)

Grafikten çıkarılan sonuçlara gelecek olursak, Dış ticaretten önce Türkiye'de iç fiyatlar FFdüzeyinde, Amerika'da ise F'F' doğrusuyla gösterilmiştir. Bu eğriler arasındaki fark da, yani F'F'nin FF ye göre daha dik olmasının anlamı Türkiye'de buğdayın, ABD'de ise kağıtın göreceli olarak ucuz mallar olduğunu ifade eder.

İç fiyat oranlarındaki bu farka istinaden iki ülkeninde dış ticarete açılması getireceği refah artışı nedeniyle beklenmektedir.

Uluslarası fiyatların TT doğrusuyla gösterildiğini varsayarsak, Dış ticaret başladıktan sonra iç fiyatlar bu noktada eşitlenme eğilimi gösterecektir. Grafikte T'T' nin TT ye paralel olması bunu açıkça göstermektedir.

Açık Ekonomilerde ülkenin üretim ve tüketim miktarları farklı olabilmektedir. Hangi malların ne kadar üretileceğine kar maksimizasyonu amacı doğrultusunda üreticiler karar vermektedir. Bunun anlamı kapalı bir ekonomide tüketilmeyen malların uluslarası piyasada alıcı bulmasının bir sonucudur.

Aşağıdaki tabloda Açık Ekonomilerin temel olarak analizini mümkün kılan grafikten çıkarılan sonuçları net olarak görebilmekteyiz.

Optimazyon kuralı gereği Üretici dengesi, dönüşüm eğrisinin fiyat doğrusuna, tüketici dengesi de kayıtsızlık eğrisinin yine fiyat doğrusuna teğet olduğu noktalarda gerçekleşmektedir.

Buna göre çıkarılan sonuçlar şunlardır;

Türkiye tüketici dengesi C noktası,
Türkiye üretici dengesi A noktası,

ABD tüketici dengesi K noktası,
ABD üretici dengesi N noktası,

olarak belirlenmektedir.

İki ülkenin dış ticarete açıldıktan sonra kısmı bir uzmanlaşmaya gittiği görülmektedir.Türkiye'de üretici dengesi D den A ya, ABD'de D' den N ye kaymıştır. Uzmanlaştığı malın bir kısmını ihraç ederek, kendisinin üretiminden daha ucuza diğer malı ithal ederek, iki ülkede daha yüksek bir kayıtsızlık eğrisine ulaşma olanağı elde edebilmektedir.

Üretimdeki bu değişimin temelinde yatan neden, karların maksimizasyonudur. A noktasında bu uzmanlaşmanın durması ise, artık dışardan ithalatın ülkedeki üretim maliyetlerine eşit hale gelmesi nedeniyledir.

Kapalı ekonomide Türkiye ancak D noktasında I1 kayıtsızlık eğrisindeki fayda düzeyine ulaşmaktaydı. Dış ticaret açıldıktan sonra TT dünya fiyatlarından MA kadar ihraç malı, kadar ithal mal ile değiştirerek, üretim ve tüketimini MCC noktasına taşımaktadır. Bu noktadan geçen kayıtsızlık eğrisi I2'dir ve I1 den daha yüksek bir fayda düzeyini göstermektedir. Bunun anlamı ülkede toplumun refahının artmış olduğudur.

Grafikteki AMC üçgenine Türkiye'nin Dış Ticaret Üçgeni (foreign trade triangle)denilmektedir.

Bu üçgenin dik açılı kenarlarından biri ihracat, diğeri ithalat miktarını gösterir. Hipotenüs ise, bu miktarların değişimine olanak sağlayan uluslarası fiyat oranını (ticaret hadleri)göstermektedir.

Diğer taraftan ABD açısından bakıldığında, kapalı ekonomi durumundayken, D' noktasında mal üretim ve tüketim olanağına sahipti ve bu I1 kayıtsızlık eğrisinde bir fayda düzeyi anlamına geliyordu. Dış ticarete açıldıktan sonra IN kadar kağıt ihracatı ve IK kadar buğday ithalatı neticesinde üretimini K noktasına çıkartmayı başarmıştır. Yeni refah düzeyi de I2 gibi daha yüksek bir kayıtsızlık eğrisi ile gösterilmektedir. KNI üçgeni de ABD dış ticaret üçgenini temsil eder.

*Uluslarası piyasa dengesi bakımından temel şart, dünya ihracatının dünya ithalatına eşitlenmesidir.

TT veya T'T' ticaret hadlerinden Türkiye'nin buğday ihracatı, ABD buğday ithalatına, ABD kağıt ihracı da Türkiye'nin kağıt ithalatına eşitlenmesi gereklidir. Çünkü bu şekilde üretim veya tüketim fazlası oluşmayacaktır. İlk etapta olmasa bile zamanla bu dengeye ulaşılması kendiliğinden gerçekleşecektir.

Kısaca, Grafikteki AMC üçgeni KNI üçgeni birbirinin özdeşi olması bu gerçeği ifade eder.


Dönüşüm (Üretim Olanakları) Eğrisi ile Kayıtsızlık Eğrilerinin ortaya koyduğu arz ve talep koşullarının uluslarası ticaret açısından incelenmesini görebildiğimiz bu yazıda, eğer ülke çıkarları adına doğru şekilde kullanılabilirse dış ticaretin bir ülke için nasıl bir kazanç olduğunu görmekteyiz. Çünkü dış ticaret sayesinde üretim olanaklarımızdan daha fazlasını tüketmek şansına sahip olduğumuz gibi ülkemizin kaynaklarını daha verimli kullanarak daha verimli bir üretim gerçekleştirmek mümkün olmaktadır.

The Establisment of Gençlerbirliği

It is accepted that playing football in Ankara was occured in 1917. The first football clubs were found in 1920 and the names of the new teams were Sultanî İdman Yurdu, Ankara İdman Yurdu, Anadolu Sanatkârangücü, Talimgâhgücü, Bahriyegücü. The founders of these clubs consisted of mainly soldiers and students.

Ankara Football Union decided to establish an official league called League of Ankara in 1921 and the first official game was acted on 26 October 1922 between Anadolu Sanatkârangücüand Talimgâhgücü.


The name of Gençlerbirliği (Union of Youngsters) and the colors of the team has very interesting background in the history of the establishment. In Ankara, there was a team calledSultani, and It was the team of Ankara High School which still existed by the name of Atatürk High School today.

There was a controversy in the team between the coach and the talented players, because the players were thinking of that those were taken out of the regular squad by the decision of himself unfairly and they were angry with the coach. One of these players was called Asım and his father was a member of the Turkish National Assembly at that time. They requested a meeting with him for telling the problem, the decision was that the parliament member can help them to establish a new team for playing in the league. Thus, it was kind of revolution of youngsters against the decision of old coach.

The name was chosen related to this idea as well, Gençlerbirliği means Union of Youngsters. It was registered by this name officially. On the other hand, there was no discussion about the colors of the team before and it was necessary to decide the shirts of the team when the registry is done officially. The players went to a shop all together in closer bazaar in Ankara and they could find only one type of shirts for the team and it was Red and Black. So that the name of the team had already decided as Gençlerbirliği with Red and Black colors in 14 March 1923.

1987 Winning Turkish FA Cup
2001 Winning Turkish FA Cup

Sayı basamakları

Hepimiz Birler, Onlar, Yüzler, Binler, Milyonları öğreniriz, belki de Türk olduğumuz için ve eskiden para değerimiz düşük olduğundan milyar ve trilyonları duymuşuzdur. Peki ya sonrası?

Bir
On
Yüz
Bin
Milyon
Milyar
Trilyon
Katrilyon
Kentilyon
Seksilyon
Septilyon
Oktilyon
Nonilyon
Desilyon
Undesilyon
Dodesilyon
Tredesilyon
Kattuordesilyon
Kendesilyon
Sexdesilyon
Septendesilyon
Oktodesilyon
Novemdesilyon
Vigitilyon
Unvigintilyon
Dovigintilyon
Trevigintilyon
Kattuorvigintilyon
Kenvigintilyon
Sexvigintilyon
Septenvigintilyon
Oktovigintilyon
Novemvigintilyon
Trigintilyon
Untrigintilyon
Dotrigintilyon
Tretrigintilyon
Kattuortrigintilyon
Kentrigintilyon
Sextrigintilyon
Septentrigintilyon
Oktotrigintilyon
Novemtrigintilyon
Katragintilyon
Unkatragintilyon
Dokatragintilyon
Trekatragintilyon
Kattuorkatragintilyon
Kenkatragintilyon
Sexkatragintilyon
Septenkatragintilyon
Oktokatragintilyon
Novemkatragintilyon
Kenquagintilyon
Unkenquangintilyon
Trekenquagintilyon
Kattuorkenquagintilyon
Kenkenquagintilyon
Sexkenquagintilyon
Septenkenquagintilyon
Oktokenquagintilyon
Novemkenquagintilyon
Sexagintilyon
Unsexsagintilyon
Tresexagintilyon
Kattuorsexagintilyon
Kensexagintilyon
Sexsexagintilyon
Septensexagintilyon
Oktosexagintilyon
Novemsexagintilyon
Septuagintilyon
Unseptuagintilyon
Doseptuagintilyon
Treseptuagintilyon
Kattuorseptuagintilyon
Kenseptuagintilyon
Sexseptuagintilyon
Septenseptuagintilyon
Oktoseptuagintilyon
Novemseptuagintilyon
Oktogintilyon
Unoktogintilyon
Dooktogintilyon
Treoktogintilyon
Kattuoroktogintilyon
Kenoktogintilyon
Sexoktogintilyon
Septenoktogintilyon
Oktooktogintilyon
Novemoktogintilyon
Nonagintilyon
Unnonagintilyon
Dononagintilyon
Trenonagintilyon
Kattuornonagintilyon
Kennonagintilyon
Sexnonagintilyon
Septennonagintilyon
Oktononagintilyon
Novemnonagintilyon
Sentilyon
Senuntilyon
Sendotilyon
Sentretilyon
Senkattuortilyon
Senkentilyon
Sensextilyon
Senseptentilyon
Senoktotilyon
Sennovemtilyon
Sendesilyon
Senundesilyon
Sendodesilyon
Sentredesilyon
Senkattuordesilyon
Senkendesilyon
Sensexdesilyon
Senseptendesilyon
Senoktodesilyon
Sennovemdesilyon
Senvigiltinyon
Senunvigintilyon
Sendovigintilyon
Sentrevigintilyon
Senkattuorvigintilyon
Senkenvigintilyon
Sensexvigintilyon
Senseptenvigintilton
Senoktovigintilyon
Sennovemvigintilyon
Sentrigintilyon
Senuntrigintilyon
Sendotrigintilyon
Sentretrigintilyon
Senkattuorgintilyon
Senkentrigintilyon
Sensextrigintilyon
Senseptentrigintilyon
Senoktotrigintilyon
Sennovemtrigintilyon
Senkatragintilyon
Senunkatragintilyon
Sendokatragintilyon
Sentrekatragintilyon
Senkattuorkatragintilyon
Senkenkatragintilyon
Sensexkatragintilyon
Senseptenkatragintilyon
Senoktokatragintilyon
Sennovemkatragintilyon

Kayıtsızlık Eğrileri --- (Indifference Curves)

İktisat biliminde önemli bir konu olan bir ürünün onu kullanan tarafından ne kadar fayda getirdiğinin ölçülmesi konusu, kayıtsızlık eğrileri ile mümkündür.

Teklif Eğrileri gibi talep koşullarının uluslarası ticarete etkileri açısından nasıl bir değişim gösterdiğini de kayıtsızlık eğrilerinin toplumsal bazda ele alarak anlamak mümkündür.

Öncelikle konu hakkında temel bilgi eksikliği olanlara yönelik bireysel kayıtsızlık eğrilerinin ne olduğunu ve nasıl bir analiz yapılarak kullanıldığı üzerinde duracağız. Ardından toplumsal kayıtsızlık eğrilerine geçerek, bunun dış ticaret bağlamında nasıl değerlendirildiğini öğreneceğiz.

BİREYSEL KAYITSIZLIK EĞRİLER (CONSUMER INDIFFERENCE CURVES)

Temelde bahsettiğimiz gibi, bireyin tüketimden elde ettiği haz ve faydayı mutlak değer olarak metre vb. ölçüler ile ölçmek imkansızdır. Fakat, faydanın ölçülmesi karşılaştırmalı şekilde ölçülebilir. İki mal ele alınarak, tüketiciye aynı oranda fayda sağlayacak mal bileşimlerinin oluşturduğu eğriyi gösterir. Görüntü olarak orijine dış bükeydir. Aşağıdaki grafikte daha net olarak görüp, nasıl bir değerlendirme ortaya koyduğunu açıklayabiliriz.

Grafikte görüldüğü gibi bu eğri üzerinde tüketici aynı düzeyde faydayı çeşitli mal bileşimleri ile sağlar, ayrıca ortaya koyduğu şekil ile tüketicinin tercihlerini ve söz konusu mallara karşı olan taleplerini göstermesi açısından önemlidir.

Örnek olarak,
S1 noktası üzerinde birey OA miktar X malı, OB miktar Y malı tüketir.
S2 noktası üzerinde birey OC miktar X malı, OD miktar Y malı tüketir.
Her iki noktasında I0 eğrisi üzerinde olmasının anlamı aynı düzeyde fayda getirdiğini gösterir.

Bu eğri üzerindeki her nokta kayıtsızdır (tercih edilmez). Yani her nokta aynı faydayı verdiği için karşılıklı olarak birbirine tercih edilmez.

Bu noktada ortaya çıkan önemli bir noktada, Marjinal İkame Oranıdır (marginal rate of substitution), ΔY/ΔX nin değeri ile ifade edilir, kısaca söz konusu eğrinin eğimine bağlı olarak, malların birbirleriyle değiştirilmesi durumunda karşılaştırmalı değerlerini gösterir.

Kayıtsızlık eğrisi üzerinde yapılan hareketlerde bir üründen daha fazla elde ederken, diğer üründen sahip olduğu miktar azalır. Ayrıca, eğri üzerindeki değişimlerde bir maldaki artıştan elde edilen fayda, diğer malın azaltılması neticesinde ortaya çıkan fayda kaybına tamamen eşittir.

Grafikteki örnekten gördüğümüz şekilde, eğer S1 noktasından S2 noktasına bir hareket gerçekleşirse, bunun anlamı sahip olunan Y malının azalması, X malının artmasıdır.

Söz konusu eğrinin orijine dış bükey olması ise, kaybettiği her birim mal karşılığında, diğer maldan daha fazlasını vermek gereklidir. Çünkü ancak bu şekilde elde edilen verim aynı düzeyde kalacaktır.

I0 ile I1, I2 eğrileri arasındaki fark ise fayda düzeyinin daha fazla olduğunu ifade eder. Io eğrisi üzerinde 50 toplam fayda elde ediliyorsa, I1 eğrisinde ise bu daha yüksek yani 60 gibi bir toplam fayda olabilmektedir. Fakat, aynı iki ürün ve kişiye ait zevk ve tercihler söz konusu olduğu için kayıtsızlık eğrisinin genel şekli aynı kalmaktadır.

Bu genel özellikleri bağlı kalmak üzere, sonsuz sayıda kayıtsızlık eğrisi elde edilebilir. Ama aynı ürünlere ve kişiye bağlı olan kayıtsızlık eğrileri bu gerçeğe bağlı olarak hiçbir zaman kesişmezler.

TOPLUMSAL KAYITSIZLIK EĞRİLERİ

Bireysel Kayıtsızlık Eğrileri Mikro İktisat'ın konusuna girer. Uluslarası İktisat bakımından önemli olan ise toplumsal kayıtsızlık eğrileridir. Temelde tamamen aynı varsayım üzerine kurulmasına rağmen, girdiler ve sonuçları bakımından makro bir özelliğe sahiptir. Birey yerine Toplumsal talep koşullarını bilmek oldukça önemlidir.

Kayıtsızlık eğrileri toplumun çeşitli refah düzeylerini ve talep koşullarını göstermek amacıyla kullanılır.

Pek tabii ki, bireysel kayıtsızlık eğrisindeki kesinlik yerine daha genelleyici bir özellik söz konusudur. Bunun nedeni bireylerin çok çeşitli zevk ve tercihlere sahip olması mümkün görünmektedir. Toplumsal kayıtsızlık eğrileri temel olarak, gelir dağılımını gösterir, çünkü bu bağlamda gerçekleşen bir değişme kayıtsızlık eğrisinde de değişme demektir.

Dış ticaretteki değişmelerin de aynı şekilde toplumun gelir dağılımını değiştireceği açıktır. Basit bir örnek vermek gerekirse, ithalata rakip malları üretenler zarar görürken, ihracatçıların yarar sağlamaları verilebilir. Bu noktada dikkat edilmesi gereken çoğunluğun yani zarar ve yararın karşılıklı değerlerini bilmek ve neticesinde toplumsal boyutta yarar mı zarar mı ortaya çıktığını anlamak mümkün olacaktır.

Zarar karşılama ilkesi (compensation principle) söz konusu durumda önem taşır. Bu ilke, gelir dağılımın gerçekte değişmiş olduğu durumlarda toplumun refahının arttığını söyleyebilmek için kazananların gelirindeki artışla zarara uğrayanların zararı karşılanmakta ve hala geriye gelir fazlası kalması durumu olmalıdır. Ayrıca, sosyal bir politika olarak çeşitli vergilerle kazananlardan alınan paraların zararda olanlara aktarılması beklenmektedir, aksi takdirde gelir dağılımında eşitsizlikler görülmesi olasıdır.

Sonuç olarak kazanç ve zarar dengesine bağlı olarak toplumsal olarak kazanç veya zarar söz konusu olduğunu belirlemek mümkündür.

Ekonomik analizdeki kolaylıkları nedeniyle, toplumsal kayıtsızlık eğrileri iktisatçılar tarafından yoğun olarak kullanılmaktadır. Toplumun talep koşullarını incelemek açısından önem taşımaktadır.

Bireysel kayıtsızlık eğrisiyle aynı doğrultuda olmak üzere, Toplumsal Kayıtsızlık Eğrileri de toplumsal düzeyde aynı faydayı sağlayan mal bileşimlerini ifade eder. Ait oldukları toplumun talep koşullarını göstermektedirler.

Aşağıdaki grafikte bazı kayıtsızlık eğrilerini görmekteyiz.

Grafikte görüldüğü gibi her eğri bir kayıtsızlık eğrisini ifade etmektedir. Kağıt eksenine yakın çizilen eğriler o toplumda kağıta daha fazla talep olduğunu, Buğday eksenine yakın çizilen eğriler ise söz konusu toplumda buğdaya yönelik bir eğilimin olduğunu gösterir.

Aynı paralelde çizilen eğriler fayda düzeyindeki farklılıkları gösterirken, k eğrileri ile b eğrileri arasındaki farklılıklar zevk ve tercihlerdeki değişmeyi göstermektedir.

Dış Ticaret açısından bu talep koşullarına bağlı olarak oluşan talep düzeylerinin uluslarası fiyatları nasıl etkilediği önemli bir konudur. Diğer yazılarımızda daha ayrıntılı olarak kullanacağımız toplumsal kayıtsızlık eğrilerinin temel özelliklerini öğrenmek diğer bölümlerde bize kolaylık sağlayacaktır.

Teklif Eğrileri (Offer Curves)

John Stuart Mill tarafından genel anlamda ele alınan dış ticaretteki arz ve talep konusunun ortaya koyduğu karşılıklı talep kanununu daha ayrıntılı ele alan ve grafiklerle açıklama yoluna giden Alfred Marshall Teklif Eğrilerini uluslarası iktisat bilimine kazandırmıştır. Böylece dış ticaret hadlerinin oluşumunda arz ve talep etkilerine daha net bir açıklama getirilmiştir.

Ülkenin belli bir miktar veya hacimdeki ithal malı için önerdiği ihraç malı tutarına TEKLİF(offer) denir. Bir teklif temel olarak üç ayrı element içerir. Bunlar;

İhraç Miktarı,
İthal Miktarı,
Uluslarası Fiyat Oranı.

Ticaret hacmine bağlı olarak ülkenin teklifleri değişme gösterir. Her 1 birim ithal ürün için ihraç ürünü teklifi bir öncekine göre azalış gösterir ve sıfır noktasına ulaşır. Bu nokta, mümkün olan en yüksek ihracat hacmini ifade eder.

Teklif Eğrisi için ithal edilen mal bir birim artırılırken, buna karşılık önerilecek ihraç malı miktarını gösteren eğri denilebilir. Eğri üzerindeki her nokta belirli durumdaki dış ticaret hadlerinin göstermektedir.

Örnek vermek gerekirse, aşağıdaki grafikte OT eğrisi Türkiye'nin kağıt karşılığında buğday teklif eğrisidir.

Grafikten gösteriyor ki, teklif eğrileri orijin noktasından başlar ve sınır yurtiçi maliyet oranı tarafından belirlenir. bu sınırlamayı yapan OA noktası Türkiye için kabul ettiğimiz 1 buğday = 1/2 kağıt oranını temsil eder.

Teklif eğrisi bu yüzden hiçbir zaman iç maliyet doğrusunun altına inmez, çünkü bu doğrunun altında ithalat yapmak yerine kendi üretimi daha karlı olacaktır.

Söz konusu eğrinin her birim mal için daha da dik bir duruma gelmesinin anlamı, artan her birim sonrası yani ticaret hacminin genişmesi neticesinde, ancak buğday fiyatının kağıt cinsinden yükselmesiyle ticaret yapacağını ifade eder.

İki ülkeli bir modelde bu teklif eğrisine karşılık diğer ülkenin de aynı ürünlere yönelik teklif eğrisi dikkate alınmalıdır. Aşağıdaki grafikte ABD'nin teklif eğrisini görebiliriz.

Aynı yolla elde edilmiş ABD için buğday karşılığı kağıt teklif eğrisi bu şekilde olur. Eğer iki ülkenin ayrı ayrı elde edilen teklif eğrileri aynı grafikte gösterilirse, eğrilerin asıl amacına ulaşmış oluruz.

Aşağıda söz konusu grafiği görmekteyiz.

Bu grafikte çıkan en basit ve temel sonuç, her iki eğrinin kesiştiği noktadan geçen doğru, fiyat oranını ifade eder ve denge ticaret haddini oluşturmasıdır.

Uluslarası dengeyi sağlayan fiyat oranı OP doğrusudur.

Türkiye'nin ihraç etmek istediği OL miktarı buğday, ABD'nin ithal etmek istediği MP miktarıbuğdaya eşittir.

Ayrıca Türkiye'nin ithal etmek istediği PL miktar kağıt da, ABD'nin ihraç etmek istediği OMmiktar kağıta eşit görülmektedir.

Böylece dünya ticaret dengesi kurulmaktadır.

OP doğrusu dışında hiçbir doğru dünya ticaret dengesini sağlayamaz.

Örnek olarak OS doğrusu verilirse, Türkiye'nin bu fiyattan teklif edeceği buğday miktarı OVolmasına rağmen ABD'nin ithal etmek istediği buğday miktar OY düzeyinde kalacaktır. YVkadar bir arz fazlası söz konusudur.

Buna istinaden zamanla dış ticaretin söz konusu arz fazlası nedeniyle denge fiyat oranına doğru kayması beklenmektedir.

TEKLİF EĞRİSİNİN YARARLARI

-Teklif Eğrilerine dayalı bir model birçok temel bilgiyi içermektedir. Bunlar, ülkelerin arz ve talep koşulları, karşılaştırmalı üstünlük yapıları, ticaret dengesi sağlayan uluslarası fiyat oranı, malların uluslarası denge ihracat ve ithalat oranları, her ülkenin dış ticaretten sağladığı kazanç miktarı.

-Gerçek dünyanın özelliği, çok ülke ve çok mallı oluşudur. Ama tek bir mal üzerinden yapılan değerlendirmede dünya ülkeleri iki gruba ayrılabilir, bir kısmı malın ihracatçısı olurken bir kısmı da ithalatçısı olmaktadır. Bunun anlamı söz konusu modelin geçerli olacağıdır. Yalnızca, analize girecek öğeler bakımından oldukça karmaşık bir yapı olacaktır.

TEKLİF EĞRİLERİNDE KAYMA

Teklif eğrileri yukarda bahsettiğimiz gibi arz ve talebe bağlı bir özellik göstermektedir, Bu iki öğede oluşan herhangi bir değişiklik ülkenin teklif eğrisinde de bir kayma meydana getirir. Bu kayma sonucu olarak iki durum söz konusu olabilir, bunlar ticaret hadlerine etkisi, ticaret hacmine etkisi.

Basit bir örnek ile açıklamak gerekirse,

Eğer Türkiye'de zevk ve tercihler ithal kağıt yönünde değişirse, yani bu ürüne talep artarsa ne gibi sonuçlar doğuracağına hep beraber bakalım.

Bu durumda Türkiye belli miktar kağıt için vereceği buğday oranı artış gösterecektir. Bu da Teklif Eğrisinde sağa doğru kayma meydana getirir. Aşağıdaki grafikte bunu görebilmekteyiz.

Grafikte görüldüğü gibi Türkiye'nin teklif eğrisi T den T1 e doğru bir kayma göstermiştir. Bunun anlamı Türkiye'de ithal kağıta yönelik talep artışı demektir. İlk etapta dünya piyasasındaki istikrar bozularak, kağıtta aşırı talep, buğdayda ise arz fazlası meydana gelecektir. Yeni denge sağlanana kadar, buğday fiyatları düşecektir, ve yeni ticaret hadleri doğrusu OP den OP1 e geçecektir.

Dış Ticaretteki bu değişmeler ülke açısından iki ters etki ortaya çıkarır. Bunlardan birincisi dış ticaret hacmindeki genişlemenin getirdiği refah arttırıcı etki, ikincisi ise dış ticaret hadlerindeki istikrarın bozulması neticesinde refah azaltıcı olumsuz etkisidir. Bu yüzden bu değişmenin ülke açısından refah arttırıcı mı azaltıcı mı olduğu bu iki etkinin büyüklükleri karşılaştırmasıyla belirlenir.

Talepteki kayma tam tersi yönde olursa, yani zevk ve tercihler ithal mala değil de, ihraç edilen buğdaya yönelik artış gösterirse, bu seferde dış ticaret hadlerinde olumlu etki, ama dış ticaret hacminde olumsuz etki meydana gelir. Asıl etkiyi ise ikisinin büyüklükleri karşılaştırılarak bulabiliriz.

Diğer taraftan Arzın teklif eğrileri üzerindeki etkisi de aynı şekilde gösterilir. Mesela, eğer Türkiye'nin buğday arzı teknolojik gelişme veya herhangi bir etki nedeniyle artış gösterirse, bu da yukardaki grafikteki gibi bir teklif eğrisinde sağa doğru bir kaymayı işaret eder. Çünkü buğday arzı fazlası ve neticesinde bunu kağıt ile değiştirmek istenmesi nedeniyle aşırı kağıt talebi ortaya çıkar. Yani bir ülke için teklif eğrisi üzerinde söz konusu mal için arz artışı ve karşılığında ithal edilen mala talebin artışı aynı etkiyi gösterir.


KÜÇÜK (ÖNEMSİZ) ÜLKE AVANTAJI

Basit bir yaklaşımla anlatmak gerekirse, bir ülke dünya ticaretinde ne kadar az bir paya sahipse buna nazaran eğer ülkede arz fazlası meydana gelirse bunun dünya fiyat oranını etkilemeden ülkeye kar olarak döneceği durumu ifade eder. Burada anlatılmak istenen toprak büyüklüğü değil aksine ekonomik bir büyüklüktür.

Küçük bir örnek ve grafik ile göstermek gerekirse, aşağıda görebiliriz.

Gerçek dünyada belirli malların fiyatlarını o ürünlerin başlıca üreticileri ve tüketicilerinin karşılıklı talebine bağlı olduğu bilinmektedir. Bu nedenle küçük ülkeler fiyata etki etmeden ithalat ve ihracat yapabilir, bu demek oluyor ki küçük ülkenin kendi içindeki arz ve talepten gelen kazancı büyük ülkelerden daha fazla olmaktadır.